Türkiyedeki birçok transferin anlamsız, tutarsız, dengesiz yapısına net bir örnek.
bir taraftar objektif olabilir mi? tam anlamıyla hayır! Ama iki taraftar, futbola karşıt kutuplardan bakıp benzer şeyleri görebilir...
ara transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ara transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Şubat 2011
24 Şubat 2010
Fos Santos mu? Dos Santos mu?
3 haftada 'Fos Santos' oldu. Savunmak için de ölüp bitmiyorum ama bu kadar çabuk çöpe atılmasına da, bu ülkenin olaylara yaklaşımı ve düşünsel yapısı adına katlanamıyorum.
Tabii Galatasaray yönetiminin ne düşünerek aldığı tartışmaya açık bir konu ama şöyle diyelim: Çok daha iyi bir ismi uygun paraya alma imkanı yok. Giovanni kiralık zaten, kiraladılar, Rijkaard da gelsin dedi. Bir şey yapmayabilir, ama yapmazsa zaten gidecek. Bir deneme yaptılar, ellerindeki mermiye göre bir deneme. Hiç yapmamaktan iyidir. Üstelik güzel bir deneme, bir dönemin genç yıldız adayı bir futbolcuyu hala gençken getirdiler.
Dos Santos 1989 doğumlu ve şu anda 20 yaşında. Brezilyalı Zizinho'nun oğlu. 13 yaşında Barcelona altyapısına geldi ve 17 yaşında Rijkaard onu A takımda oynatmaya başladı. Sonra 2. sezon 28'i lig, 5'i Şampiyonlar Ligi, toplam 38 maçta forma giydi. 2005 U-17 en değerli 2. futbolcu, 2007 U-20'de en değerli 3. futbolcu seçildi. Meksika milli takımının hala formasını giyiyor. 21 yaşında 3 önemli ligde oynama ve 22 milli maç tecrübesi var. Satıldıktan sonra kötü bir dönem geçirdi ve Tottenham'da çok oynayamadı, sonra da Ipswich'e kiralandı ama orada da oynayamadı ve kariyeri sert bir düşüşe girdi. Zaten Tottenham'da oynayan Barca etiketli 21 yaşında bir futbolcuyu Galatasaray'a alamazsınız. Bu ücretlerle devre arasında alamazsınız.
Veya başka bir bakış açısıyla, sakatlanıp büyük bir kariyer düşüşü yaşayan Baroş, ve neredeyse aynı durumda olan Kewell alınır mı? Alınır tabii. Baros eski günlerine dönmediyse de, takımına fayda sağladı, Kewell takımın ve taraftarın özlediği lider oluverdi. Nonda bile bir ara memnun olunan bir oyuncuydu. Dos Santos üstelik bunlara göre çok genç ve altı üstü kiralık. İş yaparsa alırsın bonservisini, uzun vadeli genç bir oyuncuyu almış olursun. İş yapmazsa ufak bir riske girmiş kaybetmiş olursun.
Üstelik Galatasaray o kadar forvet kıvranıyor ki, mevkiisinde oynamayan ve formda olmayan bir oyuncuya bile ihtiyaç duyabiliyor. Bence Dos Santos konusuna bu şekilde, biraz sakin ve biraz beklentisiz bakmak lazım. Olursa olur, olmazsa çok önemli değil.
Peki daha formda ve Avrupa Ligi'nde oynayacak bir forvet alsalar daha iyi olmaz mıydı?
Olurdu, kesinlikle çok daha iyi olurdu.
Etiketler:
ara transfer,
Galatasaray,
Giovanni Dos Santos
31 Ocak 2010
Futbolcu Böyle Gönderilir!
Var mı böyle güzel bir gidiş? Neler oluyor ben de şaşırıyorum. Galatasaray yönetimi ne kadar da düzgün ilişkiler kuruyor. Sezon ortasında gönderilen bir futbolcunun bu şekilde gitmesi, Türk futbolunda özlenen bir tablo değil midir? Tabii parasını da verince adamın efendi gibi.
Galatasaray'la sözleşmesi tek taraflı fesh edilen Shabani Nonda'ya sarı kırmızılılara yaptığı hizmetlerden dolayı bir plaket verilirken, Kongolu golcü taraftarları hiç unutmayacağını söyledi. Galatasaray’da çok güzel bir dönem geçirdiğini belirten Shabani Nonda, kulüp yöneticilerine ve takım arkadaşlarına teşekkür etti. Galatasaray taraftarına da ayrıca teşekkürlerinin gönderen Nonda, “Onların bana gösterdikleri yakınlık sayesinde, küçükken Afrika’da yaşadığım güzel futbol ortamını burada yakaladım ve bana verdikleri desteği hiçbir zaman unutmayacağım” dedi.
Etiketler:
ara transfer,
Galatasaray,
Shabani Nonda,
veda
29 Ocak 2010
Yeter Haldun Üstünel Yeter!
Ben mecaz anlamda söylemiyorum. Gerçekten 'Yeter!' Uyarıyorum, aldıklarınızı Ronaldo, Kaka, Rooney, Xavi ve Iniesta değilse, bir takıma devre arasında 5 tane ilk 11'de oynaması beklenen futbolcu alınmaz. Onların bile bir kısmı uyum sorunu yaşayabilir. Ayrıca şu an bu seviyedeki bir futbolcu dışında, formunu ve seviyesini görmeden uğruna Galatasaray takımının gözden çıkarabileceği bir yabancısı yoktur. Kewell'mı? Sakın ha! Taraftarın bu kadar sevdiği, bu kadar profesyonel, kişiliği bu kadar düzgün, futbol düzeyi olarak takımının en iyisi bir futbolcu, Manchester City'nin oynamayan forveti için riske edilmez. 2 ay sakat kalacağı için de riske edilmez. Bana sorarsanız 250.000 Euro falan için de edilmez. Ama sezon sonu gelir, teknik kadar değerlendirmesini yapar, oyuncu gitmeye niyetlenmiştir olabilir, yönetim böyle bir değerlendirme yapabilir. Ben yine eleştiririm ama şimdi bunu yapmak çok mantıksız olur. Sezon sonunda da zaten serbest kalacakmış, bakarsın, pazarlığı yapar yönetici olarak karrarını verirsin. Bu konuyu geçelim, yani uzatacak bence hiçbir yanı yok, Harry Kewell şu an Galatasaray takımının, Fenerbahçeli bir arkadaşımın da farkında olduğu gibi, her anlamda en iyi oyuncusudur. Ayrıca da Türk futbolunun özlediği bir futbolcu tipidir. 2 ay oynamayacak diye satmak en hafif tabiriyle mantıksızlıktır.
Haldun Üstünel'in yaptığı tansferler, bilinçli kararların sonucu seçilmiş, iş yapabilecek futbolcular. Neill ve Jo ile ilgili değerlendirmeleri önceki yazıda yaptık. Neill kariyeri ve oyun stili olarak yerine oturacak gibi görünüyor. Jo da sonuçta 4 aylık, opsiyonsuz olarak, ligde takviye için gelmiş, uzun boylu ve hazır bir forvet. Ama ne olacağı hiç belli olmaz.
Giovanni Dos Santos, biraz farklı. Oyuncu olarak düzeyi de, transfer olarak riski de daha yüksek. Yakın geçmişin Avrupa'daki yıldız adaylarından birisi. PES'te Etoo, Henry ve Messi'yle oynattığımız 3'lü forvette mavi ya da mor olan varsa, çok da çaresiz kalmadan oyuna soktuğumuz ve güzel goller atan bir isimdi. Yani dünya futbolundaki kabul önümüzdeki dönemin yıldız adayı olduğuydu.
Sonrasında, Tottenham'da çıkış yapamadı ve hatta Ipswich de bile pek forma şansı bulamadı. Ama yaşı çok genç ve fundementali iyi. Tam bir çıkış yapacak noktada olabilir. Ve kiralık da olsa, uygun bir opsiyonla alma kaydıyla, yarım devre bakıp iyiyse çok çok genç ve kaliteli bir futbolcuyu almak akıllıca görünüyor. Bu madalyonun iyi yüzü. Ama diğer taraftan İngiltere 1. Ligi'nde bir takımda yarım sezonda sadece 8 maçta forma giymek çok da önemsenmeyecek bir istatistik değil. En azından hızlı bir form ve parlama beklemek için insan biraz geri duruyor. Mesela bizim ligde de 10-12 maçta ilk 11 oynar, 3 gol atar ve sadece 'başarılı' denebilecek bir sezon geçirirse ben çok şaşırmam. Hatta alınmasını da savunabilirim. Ama transferin edenlerin de böyle bakıyor olmaları, 'yıldız' değil 'yıldız adayı' olduğunun ve uzunca bir süredir formsuz gezindiğinin farkında olmaları gerekir.
Dahası olayın başka yönlerini de düşünmek gerekir. Türkiye'de 3 oyuncu alıp, 2'sinin kaliteli ve genç olmaları, diğerinin de premier ligde aktif oynayan bir isim olması, o transferi çok iyi yapar. Haldun Üstünel başarılıdır. Sezon başında da önce hoca sonra oyuncular çok başarılı transferlerdi. Ama şu anda Galatasaray 2. durumda, ve futbol düzeyi de beklenenin altında. Demek ki, iyi transfer yapmak işin bir kısmı. Bu çocuk, gerçekten çocuk. 17 yaşında parlamış, sonrasında düşmüş, akıllı ve insan ilişkileri iyi görünen 20 yaşında bir çocuk. Dün kendisine yapılan havaalanı karşılaması için 'Hayatımda ilk defa böyle bir şey gördüm ama bu bana hemo motivasyon, hem de sorumluluk veriyor' gibisinden bir açıklama yaptı. Bu genç oyuncuların çok iyi yönetilmesi gerekir. Psikolojik sorunlar olabilir, baskı Türkiye'de çok yüksektir. Hem formsuzlukla, hem taraftar baskısıyla, hem İstanbul hayatıyla, hem de Aziz Yıldırım'ın başdöndüren transfer teklifleriyle aynı anda başetmek kolay değildir. Bunlar da işin riskleri.
Etiketler:
ara transfer,
Gala tasaray,
Giovanni Dos Santos,
Haldun Üstünel
23 Ocak 2010
Galatasaray'in yeni transferleri
Henüz transfer dönemi kapanmadı ama son günlerdeyiz. Sezon başında transferin en parlak takımı Galatasaray'dı, ara transfer döneminin de en parlak takımı net Galatasaray oldu. Öncelikle ihtiyaçlara bir bakalım. Bence savunmacı şarttı, mümkünse sağlam bir stoper, savunmayı de yönetebilecek bir isim. Galatasaray'ın savunması idare eder diyenlere, mesela Hıncal Uluç'a, bu noktada bir çift sözüm var.
Servet, 2 yıl önceki formundan çok uzak, artık yaşlanmaya ve yavaşlamaya başladı, her an sakatlanma riski var. Gökhan Zan zaten müzmin sakat, zaten de iyi bir stoper değil. Emre Aşık artık 36 yaşında, Emre Güngör geldiğinden beri sakat, tam nasıl bir oyuncu olduğunu daha anlayamadık. Bunların yanında Hakan Balta da bence orta sahada daha başarılı olabilecekken, bek oynuyor. Evet bu sayılanlar aynı zamanda milli takımın da savunması ama iyi olduklarından değil, Türkiye'de son yıllarda savunmacı yetişmediğinden. Bu savunmaya tecrübeli, doğru savunma oyununu bilen bir adam şarttı, kağıt üzerinde oldu bence. Lucas Neill, 31 yaşında ama aktif olarak Premier Leauge'de oyanayan bir savunmacı. Dünyanın en zor ve belki de en sert liginden bahsediyoruz. Zaten daha genç olsa, öyle devre arasında bu paralar getirmeniz mümkün olmaz. UEFA maçlarında oynayabilecek olması çok büyük avantaj. Bu noktada savunmacı transferinde en önemli şartlardan birisi bu olmalıydı ki, şu anda UEFA'da oynamamış, makul fiyata alınabilecek, kaliteli ve tecrübeli kaç tane savunma oyuncusu bulabilirsiniz? Kewell'la da yarenlik ederler:) Neill, Doğru ve bilinçli bir transfer gibi görünüyor.
Diğer mevkiiye gelince, Galatasaray taraftarının gönlünde hep bir oyuncu kurucu var, şöyle iyi top kullanabilen, ara paslar atabilen, icabında kaleyi de düşünen, hatta biraz da takıma liderlik edebilecek bir oyuncu istiyorlar. Ama yok, yani ortalıkta böyle oyuncu bulmak mümkün değil, hele de ara transferde, hele de 10 milyonun altında bir paraya. Bulursanız alın, ama ben o bahsi geçiyorum. İşte Elano'yu aldılar, o da 10 milyon zaten, kimse beğenmedi. Bence o mevkide, ihtiyaca göre biraz geri de oynayabilir, daha forvet arkası gibi de oyanyabilir, Rijlkaard'ın Elano'yu kullanmaya çalışması gerekiyor. Hele de Baros'un sakatlığı uzayınca, Galatasaray forvetsiz kaldı. Nonda çok formsuz, zaten formlu hali de hiçbir zaman çok tatmin edici olmadı. Serkan Çalık denilen çocuğu Gençlerbirliği'ne sattılar. Bir de Kewell var işte, joker gibi, nerde sıkıntı olsa 'gel koçum' diyebiliyorsun. Bu arada gerçekten Galatasaray'a Hagi'den bu yana gelen en iyi futbolcu olduğunu düşünüyorum, futbolu, profesyonelliği ve hatta sempatikliğiyle...
Jo, biraz daha soru işareti. Ama risk almadan da bu iş olmuyor. Jo, CSKA'dayken Wagner Lowe ile birlikte büyük sükse yapmıştı. Sonrasında İngiltere'de aradığını bulamadı, ama hala çok genç, şu an 22 yaşında. Yani ikinci çıkış dönemini Galatasaray'da yaşaması mümkün. Galatasaray Jo'yu beğenirse sözleşmesini uzatıp, sezon sonunda bonservisini de almak için aldıysa, ümit veren bir transfer gibi düşünülebilir. Ama bu sezon UEFA'da da oynayamayacağı için, Baros yokken ligde golcü olarak oynasın diye alındıysa doğru seçim değil bence. Bu düşünceyle transfer yapılacaksa, daha düz ama daha gölcü bir forvet almak gerekirdi. Gol vuruşunu bilen, düz oynayan, biraz daha tecrübeli, disiplin sorunu falan olmayan Boyd gibi birisi olmalıydı. Jo zaman zaman kulüp yönetimleriyle problemler de yaşayan bir oyuncu. Bol orta yapmayı seven Galatasaray orta sahası için çok önemli bir avanatajı uzun boylu olması. O da Elano'nun yol arkadaşı gibi, hem CSKA'da, hem de Manchester City de birlikte oynadılar sanırım.
Haldun Üstünel bir transfer daha yapacak deniyor ama bilemiyorum. Peki o zaman nereden geliyor bu değirmenin suyu? Daha 1 yıl önce futbolcu alacak para bulunamazken, ara transferde 3 tane yabancı almak, elindeki 2 oyuncunun sözleşmelerini fesh etmek, bunlar maliyetli işler. ancak Jo'yu şu an ihtiyaç duyulan, UEFA Kupası'nda da oynayacak ana forvet transferi olarak düşünmediğimize göre oynayacak bir forvete daha ihtiyaç var gibi. Dos Santos doğru isim mi? O da bir soru işareti ama Barcelona altyapısından yetişen ve Rijkaard'ın iyi tanıdığı bir isim. Bu sezon hiç Avrupa maçında oynamamış sanırım. Bir dönem dünyanın yıldız adayları arasında sayılıyordu, 17 yaşında Barcelona A takımında oynadı. Sonrasında Tottenham'da o da aradığını bulamadı. Ama yine de öyle ucuz değildir bu transfer, eğer bonservisiyle alınacaksa, çünkü futbolseverlerin 3 yıldır adını bildiği bir isim ve daha 20 yaşında. Haldun 'Premiership'de sıkıntı yaşayan kaliteli futbolcular' kaynağını bulmuş, habire deşiyor gibi bir durum var.
Lincoln - Hamit takası bana daha gerçekçi görünüyor. 27 yaşında, memnun kalmazsan Türkiye'de satabilirsin, Avrupa'da o da bu sezon maç yapmamış sanırım. Eh Lincoln'un de turşusunu kurmamak lazım, başka alıcı da zor bulunur artık.
Bu ara transfer döneminin en güzel haberi Gökhan Ünal'ın gelmemesi, üzerine kaymağı da Fenerbahçe'ye gitmesi oldu.
Etiketler:
ara transfer,
Galatasaray,
Haldun Üstünel,
Jo,
Lucas Neill,
transfer
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









