Fenerbahçe - Galatasaray derbisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe - Galatasaray derbisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2010

Fenerbahçe 18 - Galatasaray 1

2009 - 2010 sezonunda, ezeli rekabete tüm branşlarda Fenerbahçe'nin ezici üstünlüğü damga vurdu. A takımlar seviyesinde yapılan 19 maçın 18'ini kazanan Fenerbahçe karşısında Galatasaray'ın tek galibiyetini bayanlar basketbolda Teknosa Türkiye Kupası finalinde alabilmiş. Bir de 'Cemal Nalga' maçı var, erkeklerde Galatasaray ilk maçı kazanmış ama sonra hükmen mağlup ilan edilmiştir. Voleybolda durum 9-0. Hatta erkeklerde toplam 7 maçta Galatasaray voleybol takımı sadece 1 set alabilmiş. Genelde bayanlar basketbolda açık ara önde olan, voleybolda da başabaş seviyede olan Galatasaray için çok can sıkıcı ve düşündürücü bir tablo. düşünen varsa tabii..

Futbol: 
Fenerbahçe-Galatasaray: 3 - 1 (Turkcell Süper Lig)
Galatasaray-Fenerbahçe: 0 - 1 (Turkcell Süper Lig)

Basketbol Erkekler: 
Galatasaray Cafe Crown-Fenerbahçe Ülker: 0-20 (Beko Basketbol Ligi)
Fenerbahçe Ülker-Galatasaray Cafe Crown: 81-77(Beko Basketbol Ligi)

Basketbol Bayanlar: 
Galatasaray-Fenerbahçe: 77-84 (TBBL)
Fenerbahçe-Galatasaray: 76-62 (TBBL)
Galatasaray-Fenerbahçe: 57-55 (Türkiye Kupası finali)
Fenerbahçe-Galatasaray: 57-51 (TBBL play off final serisi)
Fenerbahçe-Galatasaray: 61-56 (TBBL play off final serisi)
Galatasaray-Fenerbahçe: 78-82 (TBBL play off final serisi)

Voleybol Bayanlar: 
Fenerbahçe Acıbadem-Galatasaray: 3 - 0 (Aroma 1. Ligi)
Galatasaray-Fenerbahçe Acıbadem: 0 - 3 (Aroma 1. Ligi)
Galatasaray-Fenerbahçe Acıbadem: 0 - 3 (Türkiye Kupası)
Fenerbahçe Acıbadem-Galatasaray: 3 - 1 (Türkiye Kupası)
Fenerbahçe Acıbadem-Galatasaray: 3 - 0 (Aroma 1. Lig Play off)
Galatasaray-Fenerbahçe Acıbadem: 0 - 3 (Aroma 1. Lig Play off)
Galatasaray-Fenerbahçe Acıbadem: 0 - 3 (Aroma 1. Lig Play off)

Voleybol Erkekler: 
Fenerbahçe-Galatasaray: 3 - 2 (Aroma 1. Ligi)
Galatasaray-Fenerbahçe: 1 - 3 (Aroma 1. Ligi) 

25 Mart 2010

Özhan Başkan


Haftasonunda oynanacak ikincilik üçüncülük maçıyla ilgili bloga bir şeyler yazayım derken geldi Özhan Canaydın'ın ölüm haberi. Ve başlarım maçına da derbisine de noktasındayım Pazartesi'den beri. Özhan Başkan gibiler olmadan bu maçların ne anlamı var ki?

Ve Galatasaraylılar sevmediler bu adamı! Yaşarkenden bahsediyorum, yoksa şimdi hepsi arkasından methiyeler düzüp gözyaşı döküyorlar. Başkanlıktan ayrılmasa Galatasaray'ı bırakacak olan arkadaşlarım vardı. Neden? Çünkü futbol endüstrisinin yeni çarklarına başkaldırarak, rakibini alkışladı tarihi bir fark yediği maçta. Çünkü işini yaparken kendini öv(dür)me huyu yoktu, çünkü beyefendiydi, çünkü sportif başarı adı altında gelip geçici zaferler yerine, kurumsal kalkınmaya inanmış ve bu doğrultuda çalışmaktaydı, çünkü adam gibi adamdı.

6 sene başkanlık yaptığı Galatasaray'a iki lig şampiyonluğu, bir türkiye kupası kazandırmış ve beklentileri karşılayamamış. Ama bu ne beklediğini bilmeyen güruh bilir mi ki Avrupa kupası maçlarına borç para bulup giden bir kulüp, bugün dört aylık transferlere nasıl milyon dolarlar harcayabilmektedir? Borç batağında yüzen ve batması an meselesi olan koca bir kulüp bugün nasıl Türkiye'nin en modern stadını yaptırabilmektedir?

Taraftarlık maçtan maça stada gidip bağırmak, başarıda sevinmek, başarısızlıkta üzülmek değildir sadece. Taraftarlık, kulübün çıkarlarını ve değerlerini koruyanların kendi çapında kollanmasıdır da aynı zamanda. Hatta öbüründen çok budur. Maçlarda yuhalanmadığı mı, aleyhine pankart açılmadığı mı kaldı rahmetlinin, sözde Galatasaray taraftarlarınca. Ama o, hayatını (pankreasını) verdi bu işe, sözlük anlamıyla. Yine de ölene kadar sevilmedi sesi çok çıkan sportif başarıcı zevat tarafından. Onlar adına ben özür dilerim senden Özhan Başkan!

Ama en azından şimdi konuşmalı gerçek Galatasaray taraftarı. En kısa zamanda, bu haftasonu! Alkışlarla yolladıktan sonra büyük başkanı, bir alkış da ezeli rakibine göndermeli. Babalarımızdan dinlediğimiz ve yalan olduğuna yavaştan inanmaya başladığımız centilmenlik örneklerinin hatıralardan silinmesini engellemek lazım. Çünkü biz artık derbi maçı bir dayak fırsatı, aşağılama platformu, kaba kuvvet gösterisi aracı sanmaya başladık iyiden iyiye.

Centilmenlik abidesi bir adam, tam da derbi haftasının başında ölüyor. Ölümü bile centilmenlik ruhunu geri kazanmak için bir fırsat olabilir. İşaretleri dün akşamki Fenerbahçe - Manisaspor maçında vardı. Sekiz sene önce o stadyumda aldıkları alkışlarını dün ezeli rakip başkanına iade etti Fenerbahçe taraftarı. Büyük bir içtenlik ve saygıyla. Kimse organize etmemişti bu alkış tufanını. Bir iki taraftar başladı önce, sonra bütün stad bir türlü söylemek istediklerini söyleyemeyen bir insanın patlaması gibi patladı. Uzun zaman sonra bir kez daha Fenerbahçe taraftarı olduğum için gurur duydum.

Haftasonu, en çok bir ikincilik üçüncülük maçı oynanacak ama, Özhan Başkan'ın maneviyatı sebebiyle büyük bir maç olacak. Galatasaraylı arkadaşlarımın da Galatasaraylılık'larıyla gurur duyacakları bir maç dileğiyle ve dün akşam Saraçoğlu'nda açılan pankarta en içten duygularımla katılarak: "Mekanın cennet olsun centilmen başkan!"

18 Aralık 2009

UEFA Avrupa Ligi son 32 kuraları



Öncelikle her iki kura da bence zor. ama tabloya baktığınızda kolay takım artık çok kalmadı. Belki Hapoel, Copenhague, Brugge, Unirea Urziceni, Salzburg, hadi bir de Standard Liege diyelim (Sinan'a rağmen!). Bunun dışındaki takımların hepsi artık tehlikeli rakipler, üstelik bu saydıklarımız da sürpriz yapabilecek takımlar. Bunlara 3. grup desek, Liverpool, Juventus vs. grubuna da 1. grup desek, her iki takımımız da 2. gruptan çektiler. Üstelik lider oldukları için sanırım ilk maçı deplasmanda yapma avantajına sahipler.


Analiz yapmak için iyi bir zaman değil. Maçlara yaklaşık 2 ay var, üstelik bir de ara transfer dönemi var. ama yine de insan duramıyor tabii. Atletico Madrid çok formsuz ve kötü başladığı sezonda henüz toparlanabilmiş değil. Şampiyonlar Ligi grubunda galibiyet alamadılar ve averajla Rum takımı Apoel'in önüne geçip 3. olabildiler. Ligde ise 14. sıradalar, 14 maçta sadece 3 galibiyet aldılar ve 20 gol atabildiler. Bu arada teknik direktörü yolladılar ama yeni gelen de henüz bir pırıltı yaymış değil. (Bir ara Fatih Terim ismi de konuşulmuştu, şimdi ne güzel olurdu) Bu açıdan bence Galatasaray tura biraz daha yakın görünüyor. Ama Ateltico'nun çok iyi bir kadrosu var, özellikle hücum hattında son dönem yıldızlarından Agüerro ve her teknik direktörün takımında görmek isteyeceği tarzda bir futbolcu olan Forlan dikkat çekiyor. Ayrıca Maxi Rodrigez, Reyes, Simao ve Asunsucao da iyi futbolcular. Takımın önümüzdeki zaman dilimi içinde toparlanması mümkün. Üstelik ligde herhangi bir ümidi kalmadığı için tutunacağı tek dal Avrupa Ligi olacak.


Buna karşılık onlar da şöyle demiyor mudur? Milan Baroş var, Shabani Nonda var, Elano Blumer, Herry Kewell, yeni yıldız Arda Turan, Keita, ve bir de Rijkaard. Herhalde diyorlardır. Nitekim İspanyol basını da en zor 2 kura olarak Galatsaray ve Wolfsburg'u gösteriyor. Anderlecht ve Brugge'e göre Galatasaray daha zor rakip. Tabii ara transferde kayıplar da verebilir Atletico çünkü Chelsea Agüerro'nun, Liverpool da Forlan'ın peşinde. Galatasaray savunması, eğer bu isimler oynarsa, mutlaka açık verir. ama Galatasaray da sezon başındaki tempoyu ve form durumunu yakalarsa, Atletico savunması da benzer bir durumda. Bence bol gollü ve zevkli 2 maç izleyebiliriz, Galatasaray biraz daha tura yakın ama işi zor. Everton meselesi tabii daha da zor!


Fenerbahçe'nin rakibi Lille tam ters gelecek takımlardan. Hızlı ve hücuma yönelik top oynuyorlar. UEFA gruplarında 15 golle en çok gol atan 2. takım oldular, Werder Bremen'in arkasından. Ligde 17 maçta 8 galibiyet alan Lile, yakın zamanda üstündeki takımları da yendi. Üstelik 30 golle Marsilya ile birlikte ligin en çok gol atan takımı. Fransız Ligi'nde 5. sıradalar ama çok kötü bir başlangıç yaptıklarını ve sonrasında hızla toparlandıklarını de göz önüne almak lazım. Mesela 11 haftada Lille takımı 15. sıradaydı. Tabii bu tür genç ve hırslı takımlar belirli bir dönem form tutup, sonra yine düşüş yaşayabilirler ve bu Şubat ayına denk gelirse çok iyi olur. Liverpool meselesini şimdilik hiç açmayalım.

Sonuçta Avrupa'nın 2. kupasında 'ben de varım' diyen takımlar için çok da zor kuralar değil. 4 takımın da şimdiki form durumuyla Fenerbahçe'ın işi biraz daha zor ama Lille de elenmeyecek takım değil.

7 Aralık 2009

GALATASARAYA İSKOÇ GÖLCÜ



Milan Baros'un sakatlığı ve Shabani Nonda'nın da bekleneni verememesi üzerine forvet arayışlarını hızlandıran Galatasaray'ın, İskoç ekibi Glasgow Rangers'ın 26 yaşındaki İskoç golcüsü Kris Boyd'a teklif götürdüğü belirtildi.

Ünlü İngiliz gazetesi News of The World'ün İskoçya ekinde yer alan haberde, Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard'ın Boyd'un transferine onay verdiği ifade edilirken, Sarı-kırmızılı yöneticilerin sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Boyd için 500 bin poundu (yaklaşık 1 milyon 220 bin TL) gözden çıkardığı belirtildi. Gazete ayrıca Boyd için Galatasaray'ın haftalık 36 bin pound (yaklaşık 88 bin TL) teklif ettiğini de okurlarına duyurdu.

Şu anda İskoçya Premier Lig tarihinin Henrik Larrson'dan sonra en çok gol atan ikinci ismi olan Boyd için geçtiğimiz yıllarda Kayserispor ve Trabzonspor da devreye girmiş ancak transferi sonuçlandıramamışlardı.

Kris Boyd için İngiliz ekibi Birmingham City ve İtalyan ekibi Livorno'nun da devrede olduğu iddia ediliyor.

18 Ağustos 1983 Irvine, İskoçya doğumlu olan 1.83 boyunda Kris Boyd, Glasgow Rangers'ta 9 numaralı formayı giyiyor. Kariyerine Kilmarnock takımında başlayan Boyd, 2006 yılı Ocak ayında Glasgow Rangers'a transfer oldu. Rangers'a geldiğinden beri takımının her sezonda en golcü ismi olan Boyd, şu ana kadar attığı 151 golle İskoçya tarihinin en golcü ikinci ismi konumunda bulunuyor. Bu alanda liderlik ise Celtic formasıyla uzun yıllar başarıyla ter döken Henrik Larrson'a ait. Rangers'a geldiğinden beri her 3 maçta 2 gol averajıyla oynayan Boyd, 2006 yılından beri ise İskoçya Milli Takımı'nın formasını giyiyor.


Club record
ClubSeasonLeagueScottish CupLeague CupEuropeTotal
AppsGoalsAppsGoalsAppsGoalsAppsGoalsAppsGoals
Kilmarnock2000-011000000010
2001-02284201010324
2002-0338121010004012
2003-0437152010004015
2004-0530173220003519
2005-0619150012002017
Total1536382621016867
Rangers2005-0617172300202120
2006-0732201221934426
2007-0828146635404125
2008-0935275143204631
2009-1013100010201610
Total125881412109193168112
Career total27815122141611203336179
International goals
No.DateVenueOpponentScore[37]Result[37]Competition
1.11 May 2006KobeJapan Bulgaria1–05–1[25]Kirin Cup
2.11 May 2006KobeJapan Bulgaria2–15–1[25]Kirin Cup
3.2 September 2006GlasgowScotland Faroe Islands3–06–0[38]UEFA Euro 2008 qualifying
4.2 September 2006GlasgowScotland Faroe Islands5–06–0[38]UEFA Euro 2008 qualifying
5.24 March 2007GlasgowScotland Georgia1–02–1[39]UEFA Euro 2008 qualifying
6.22 August 2007AberdeenScotland South Africa1–01–0[40]Friendly match
7.8 September 2007GlasgowScotland Lithuania1–03–1[41]UEFA Euro 2008 qualifying

[edit]Honours

Rangers
2009
20082009
2008
www.vikipedia.org