RTE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RTE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2011

Spor Emek-Sen'den ıslıklı protesto eylemi!

AKP'nin direktifi ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü TT Arena'da Başbakan Erdoğan'ı protesto edenleri aramaya başladı. Sporseverler ise Spor Emek-Sen'in çağrısı ile Cumartesi günü saat 14:00'da AKP'yi ıslıkla protesto etmeye hazırlanıyor.

15 Ocak Cumartesi günü TT Arena Stadyumu'nda on binlerce Galatasaray taraftarının TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar tarafından aşağılanması ve ardından Başbakan Erdoğan ve diğer AKP'lilere dönük büyük protestonun yankıları sürüyor. AKP, İstanbul Emniyet Müdürlüğü eliyle kendisini ıslıkla ve yuhalayarak protesto edenleri cezalandırmak için harekete geçerken, sporseverler de kaynatılan cadı kazanına karşı harekete geçti.
Günlerdir birçok farklı takımın taraftar gruplarından AKP'ye dönük tepki ve Galatasaray taraftarlarına destek açıklamaları gelirken son olarak Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası (Spor Emek-Sen) bir çağrı yaparak 22 Ocak Cumartesi günü saat 14:00'da Taksim İstiklal Caddesi'ne AKP'yi ıslıklamaya çağırdı.
Erdoğan ve partisi protestoyu hazmedemedi!Cumartesi günü stadyumda TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'ın yaptığı konuşmanın benzerini açılışın ertesi günü Başbakan Erdoğan da yapmış ve stadyumun parasını kendi cebinden vermiş gibi Galatasaray Kulübü sözleşmeyi imzalamamakla tehdit etmişti. Galatasaray Kulübü Adnan Polat ise, bu tehdit karşısında on binlerce taraftara sırtını dönerek İstanbul Emniyeti ile birlikte kamera kayıtlarını tek tek inceleyerek protestocuları tespit edeceklerini açıklamıştı.
Dün ise Şişli Cumhuriyet Savcılığı'ndan gelen yazı ile birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün başta Tekyumruk grubuna üye Galatasaray taraftarları olmak üzere tüm protestocuları aramaya başladığı haberi basına yansıdı. Galatasaray kongre üyeleri dahil on binlerce kişinin aranması çılgınlığına girişileceği ilan edilmiş oldu.
AKP'ye tepki farklı renkleri birleştirdi!
AKP, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Galatasaray Kulübü bunları yaparken protestonun sahipleri ise geri adım atmadı. Tehditlerin hedefi olan Tekyumruk taraftar grubu başta olmak üzere Galatasaray taraftarlarının büyük çoğunluğunun AKP tarafından aşağılanmaya tepki gösterdiği görüldü.
Hafta boyunca ise FenerbahCHE, Başiktaş Halkın Takımı, Gençlerbirliği Kara Kızıl gibi taraftar gruplarından Galatasaray taraftarlarına destek açıklamaları geldi. Tüm açıklamalarda AKP'nin sporu kendine rant alanı olarak görmesi eleştirilirken, taraftarların da bu ülkede yaşadığı ve milyonlarca insan gibi hükümetin politikalarına dönük tepkili olduğu vurgulandı.
Spor Emek-Sen'den tüm sporseverlere çağrı
Dün Spor Emek-Sen yaptığı yazılı açıklamada "22 Ocak Cumartesi günü saat 14:00’te İstiklal Caddesi’nde toplanarak, Galatasaray taraftarlarına desteğimizi sunacağız. Başbakan’a hak ettiği ilgiyi ıslıklarımızla göstereceğiz. Zorba yöneticilerin bize tanımadıkları protesto hakkımızı sonuna kadar kullanacağız" ifadeleri ile tüm sporseverlere çağrı yaptı.
Spor Emek-Sen ayrıca farklı takımların taraftar gruplarını da beraber hareket etmeye çağırdı. Bu doğrultuda tüm taraftar gruplarına bugün saat 19:00'da Kadıköy'deki Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde toplantı çağrısı yapıldı.
Birçok taraftar grubunun Spor Emek-Sen'in çağrısına destek verdiği ve bundan sonra neler yapılabileceğinin konuşulacağı Spor Emek-Sen tarafından açıklandı.
DİSK'ten Spor Emek-Sen'in çağrısına destekDün DİSK Genel Merkezi'ni ziyaret eden Spor Emek-Sen temsilcileri çağrılarını iletti. DİSK yönetiminin çağrıya tam destek verdiği ve Cumartesi günü yapılacak ıslıklı protesto yürüyüşüne katılacağı belirtildi.
TKP'den Spor Emek-Sen'in çağrısına destek
Türkiye Komünist Partisi tarafından yapılan açıklamada ise "Galatasaray taraftarına edilen hakaretler ve başlatılan cadı avı karşısında 22 Ocak Cumartesi günü saat 14:00’te İstiklal Caddesi’nde AKP’yi ıslıklıyacağız. Tüm halkımızı Metin Kurt’un başkanlığını yaptığı Spor Emek-Sen’in bu eylem çağrısına uymaya çağırıyoruz" denildi.
(soL - Haber Merkezi)

17 Ocak 2011

Özür dileyen ve dilemeyen taraftarlar

Spor Emek-Sen Başkanı Metin Kurt, Galatasaray taraftarının Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik protestosunu "doğru, haklı ve meşru" olarak nitelerken, Tekyumruk Galatasaray Taraftar Grubu da protestonun arkasında durarak, "Özür dilemiyoruz, özür dilememeye çağırıyoruz" dedi.
Türk Telekom Arena'nın Cumartesi günü yapılan açılışında Recep Tayyip Erdoğan'ın protesto edilmesi üzerine Galatasaray camiasında da tartışmalar sürüyor. Adnan Polat yönetimi, protestoya katılanların kamelardan tespit edilerek kombine biletlerinin iptal edileceğini açıklarken, taraftar gruplarından ve spor emekçilerinden protestoya destek açıklamaları sürüyor. Taraftar gruplarından yapılan açıklamalar, başından beri Galatasaray taraftarına karşı Recep Tayyip Erdoğan'ı savunan Ultraslan Grubu'nu da hedef alıyor.
METİN KURT: SPOR EMEKÇİLERİ VE SPORSEVERLER RÜŞVETLE SATIN ALINAMAZ
Konuyla ilgili olarak Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Metin Kurt tarafından yapılan açıklamada, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak’ın spor geçmişleri olduğu, her ikisinin de sporu sağ siyasete yönlendirme konusunda hayli derinleştikleri belirtildi. Metin Kurt açıklamasını şöyle sürdürdü:

Başbakan, Dolmabahçe’deki spor açılımı toplantısında spor emekçileri tarafından, Basketbol Dünya Şampiyonası ödül töreninde tüm sporseverler tarafından, Arena stadı açılışında Galatasaray taraftarları tarafından protesto edilmiştir. Başbakan bu etkinliklere spora sevdalı olduğundan değil, siyasal rant için katılmaktadır. Bu niyet sporseverlerin gözünden kaçmamış, Başbakan tüm bu etkinliklerde umduğunu bulamamıştır. Protestolar bu açıdan da değerlendirilmelidir.
Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası protestoları doğru, haklı ve meşru bulmaktadır.
"Galatasaray'ı modern bir dilenci konumunda gösteriyorlar"
Başbakan’ın protestolar sonrasında Arena stadının yapımı ile ilgili açıklamaları, ülkemiz sporunun önder kuruluşlarından Galatasaray’ı adeta modern bir dilenci konumunda gösterme çabasıdır.

Galatasaray Başkanı Adnan Polat’ın bu gerçeği görmezlikten gelerek Başbakan’ı savunma telaşına düşmesi ve protestocu sporseverleri hedef göstermesi üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken kabul edilemez bir tu tumdur.
Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası, Başbakan ve heyetine dönük protestoları, onurlu spor emekçilerinin ve sporseverlerin rüşvetle satın alınamayacağının kanıtı olarak değerlendirmektedir.
Sendikamız protestocu Galatasaray’lı sporseverlerle aynı görüştedir.
TEKYUMRUK: HAKETTİKLERİ CEVABI ALDILAR
Tekyumruk Taraftar Grubu ise, Galatasaray adı ile rant sağlamaya çalışanların, kulüp yönetiminden devlet yönetimine, büyük Galatasaray taraftarının tepkisi ile hakettikleri cevabı aldığını belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Ali Sami Yen Spor Kompleksi, şehrin ortasındaki evimiz Ali Sami Yen'imizin yerine bize tahsis edildi. Değeri yüksek olan Mecidiyeköy'deki araziyi alıp, kuşa döndürülmüş bir proje ile yeni stad yapılmış olmasına rağmen başbakan ve devlet erkanı Galatasaray Spor Kulübüne büyük bir lütufta bulunmuş gibi davranarak kendi siyasi hesaplarını hayata geçirmek istediler. Yapılan propaganda, Adnan Polat'ında katkısına rağmen Cumartesi günü kulübün gerçek sahibi Galatasaray taraftarının bilinçli tepkisi ile bir balon gibi patladı.
"Kimseye borcumuz yok, tek borcumuz yitirdiğimiz emekçileredir"
Bizlerin bu stad için, ne devlet erkanına, ne de Adnan Polat'a bir borcumuz var. Bu stad kimsenin cebinden çıkan para ile yapılmadı. Kendi yandaşlarına peşkeş çektiği Ali Sami Yen arazisi karşılığı yapılan stad için bizim tek borcumuz, bu stadı yapan, üçünü çalışmalar sırasında yitirdiğimiz emekçileredir. Bizler bu stad için sadece evine ekmek götürmek derdinde olan, günlerini gecelerini şantiye alanında geçiren, kimi zaman maaşını bile alamayan, iş güvenliği olmadan çalıştırılan emekçilere teşekkür ederiz.

"Adnan Polat'ı istifaya davet ediyoruz"
Cumartesi akşamı yapılan protesto için Galatasaraylılığımızı sorgulayan, ancak kendi çıkarlarının söz konusu olduğunu bildiğimiz Adnan Polat'ı, Galatasaray taraftarından özür dilemeye ve istifa etmeye davet ediyoruz. Aynı şekilde Recep Tayyip Erdoğan ve tokinin başkanı olan şahsı da büyük Galatasaray taraftarından özür dilemeye davet ediyoruz.

Galatasaray Spor Kulübünün gerçek sahibi büyük Galatasaray taraftarına; Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nin açılışında onurlu duruşunuzla kulübümüzü kimsenin kendi çıkarları, rantı için kullanamayacağını gösterdiniz. İyi günlerinde olduğu gibi kötü günlerinde de bu kulüp bizim. Yapılan ve yapılacak tüm saldırılara karşı, kulübümüzü kendi menfaatleri için kullananlara karşı, tek çıkarı arma aşkı olan bizler tek yumruk, tek yürek olarak duralım. Biliyoruzki büyük kulüp, büyük taraftar olmak, alınan kupalarla, tribünü kaplayan pankartlarla değil, zalimin önünde başını eğmeyen onurlu duruş ile mümkündür.
Korkunç ellerinle bastırıp yaranı
dudaklarını kanatarak
dayanılmakta ağrıya.
Şimdi çıplak ve merhametsiz
bir çığlık oldu ümid...
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp koparılacaktır...

Yaşasın Galatasaray! Yaşasın büyük Galatasaray taraftarı!
ULTRASLAN GS TARAFTARINA "ACİZ" DEDİ
Ultraslan Genel Koordinatörü sıfatıyla grubun sitesinde açıklama yapan Oğuz Altay, protesto sonrasında grup adına Başbakan’dan özür dilemişti. “Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'a tüm iyi niyeti ve katkılarından dolayı ultrAslan olarak teşekkür eder saygılarımızı sunarız” diyen Altay, Başbakanı, Başkan ve TOKİ Başkanı’nı protesto eden taraftarlara “aciz” diye seslenerek “Galatasaray'ımızın böyle bir mabede kavuşması için tüm bürokratik engelleri ortadan kaldıran, yapım aşamasında ise tüm birimlerin bil fiil 24 saat çalışması için gerekli talimatları veren, tabiri caizse bu stadın bitmesini belki de tüm Galatasaraylılardan daha fazla isteyen ve bekleyen Başbakanımızın bugün stadımızda protesto edilmesi ne spor ahlakı ne siyasi görüş nede ezeli rekabetle adlandırlılabilir” demişti.

Altay daha sonra taraftarların baskısına dayanamayarak grubun sitesinde tekrar açıklama yaparak TOKİ başkanının konuşmasını kınamış, Başbakana yine toz kondurmamıştı. Altay, Galatasaraylıların siyasetle ilgisi olmadığını savunarak “Bugüne kadar tribünümüzde hiç ama hiç bir zaman siyasi görüşler doğrultusunda davranılmadı. Bu olaylar bizlere yakışmadı. Çünkü tüm dünya bu açılışa odaklıydı. Açıkçası hepimiz sınıfta kaldık” dedi.
(soL-Haber Merkezi)

16 Ocak 2011

Sonunda stadı yaptılar!


Galatasaray'ın 15 yıllık bir geçmişi olan stad hikayesi mutlu sona ulaştı; yeni, stad çok güzel oldu, ve dün de açıldı. Ancak herkes buruk, hiçbirşey Galatasaraylıların beklediği, yıllardır ümit ettiği gibi olmadı. Bunun bir nedeni futbol takımının insanın içindeki coşkuyu alıp götüren başarısız ve keyifsiz oyunu. Diğer taraftan stadın mimarisi de 2010'un değil, 90'lı yılların ürünü gibi. Bence en önemli bir başka neden, gittikçe Fenerbahçeleşen Galatasaray yönetimi. Her sezon 2, bazı sezonlarda 3 teknik direktörle çalışan, kendi içinde ve dışarıda çeşitli odaklarla kavga eden, saçma sapan transferler yapan, bilinçsiz ve vizyonsuz yönetim. Bunlar daha detaylı başka analizlerin konusu olabilir. Ama dün bu burukluğa yeni bir halka da eklendi. Stada gitmeyerek haklı çıktığım için sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim.

Stadı tamamlamakla sonsuz övünç içindeki Galatasaray yönetimi, dün sanki stadı iktidar bahşetmiş gibi davrandı. Konunun spor ve ulusal bir yatırım çerçevesinden siyasete çekildiği yönünde eleştiriler yapılıyor ama, stad açılışını hükümet propogandasına çevirmenin nesi makul? Daha başında, Adnan Polat Başbakan'a katkıları ve ilgisi için teşekkür etmedi, Başbakan'ın stadı bize hediye ettiğini söyledi. Ne hakla sen bunu söylersin? Nasıl hediye etmiş? O zaman Ali Sami Yen'in arazisini niye verdik biz? Oradaki stadı yıkmak için niye sabırsızlanıyor TOKİ? Diğer emek harcayan insanlara, Galatasaray taraftarına yazık. Sonra padişah mı bu hediye edecek? Kendi cebinden mi yaptırttı stadı, yoksa basketbolculara verdiği gibi örtülü ödenekten mi karşılandı stadın maliyeti? 

Kimse kimseye hediye vermemiştir. Galatasaray İstanbul'un en değerli, arazilerinden birisindeki kullanım hakkını TOKİ'ye devretmiş, TOKİ oraya yapılacak alışveriş ve iş merkezinin belirli bir süre için gelirleri karşılığında bu stadı ve o alışveriş merkezini ihale etmiştir. Stad kimsenin değildir, Galatasaray Kulubü'ne ve bir anlamda da camiaya aittir. Başbakan bu ülkenin başbakanıdır, ülkenin en güzel ve yeni stadlarından birisinin inşaat sürecinde konuya yakın durmuştur. 'Başbakan bunları hakketmedi' diye özetlenebilecek tepkilere karşı çıkıyorum. Asıl 15 yıldır bekleyen Galatasaray camiası bu yapılanları haketmedi. Hak etti mi? stad açılışının hükümet propogandasına dönüştürülmesini hak etti mi?
Hadi bu yalakalığı görmezden gelelim. TOKİ Başkanı'na konuşma yaptırmak ne demek? Kimdir kardeşim TOKİ Başkanı? Devletin bir kurumunun başkanı olmak, ve mimari olarak çöp sayılabilecek çirkin ve kalitesiz yapılara imza atmak dışında ne özelliği vardır? Ha bir de Tayyip Erdoğan'ın 15-20 yıllık adamı. Nedir buradaki pozisyonu da Galatasaray Stadı'nın açılışında konuşma yapıyor? Üstelik içeriği 'Galatasaray'a kimse bir kuruş kredi vermiyordu da biz tutttuk elinden....' Yazık Galatasaray yönetimine ve başkanına ki, küçük tavizler karşılığında kendi stadının açılışında TOKİ Başkanı denilen şahsiyete şu lafları söylettiriyor. Bence zaten taraftarın tepkisi aslında bunlara, Başbakan'a veya AKP'ye değil.

Peki televizyondaki sansüre ne buyrulur? Bildiğiniz açık seçik, eski püskü sansür. Önce yuhalamaya başlayınca, suyulmasın anlaşılmasın diye İlker Yasin boş konuşuklarla sesleri bastırmaya çalıştı, taraftarın coşkusunu falan anlattı. Nasıl da geveze, aralıksız konuştu. Sonra baktı olmuyor, Kanal D yayını kesti, araya eski  maç görüntülerini aldı ve yuhalama bitene kadar yayını sansürledi. Açıkça sansür uygulanmıştır.
RTE sanki kişişel gayretleriyle, ulufe dağıtır gibi, 'Galatasaray'ın stadı yapıla!' dedi, böyle olunca kapanan kapılar açıldı, stad tamamlandı, hepimiz müteşekkir kaldık, sonra da stad açılışında bol bol hükümet reklamı yaptı, taraftarın alkışlamaktan elleri kızardı. Böyle mi olması lazım? Zaten şakşakçılık normal, arada sırada olan küçük protestolar ayıp!
Son olarak şunu söylemek lazım. Adnan Polat Başbakan'a ve TOKİ'ye teşekkür ediyor. Karadenizli müteahhit firmaya herkes müteşekkir. Eski Galatasaray başkan ve yönetimlerinin, özellikle Özhan Canaydın'ın bu işte çok büyük emeği vardır, adının bir yerde yaşatılması gerekir. Ben duyamadım bu isimleri. Bir de içime dert oldu, TOKİ'den ve müteahhit firmadan önce bu stadin bir mimarı yok mudur? Herkese hatırlatıyorum ki, bu stad da, bir fikir eseri olarak mimarına aittir. Birçok firma, parası ödendikten sonra bu işi aynı standart ve kalitede inşaa edebilir, ama proje sadece o mimarın yapabileceği ve yaptığı bir eserdir, ve inşaat süreciyle ilgili ilk sırada onu hatırlamak daha doğru olacaktır.