Messi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Messi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2010

Dünya Kupası yaklaşırken... - 1

Yine kısa kısa...

Türkiye Nerede? - İnsan bu soruyu sormadan edemiyor. Şimdi Türkiye'nin futbol düzeyine bakalım, Avrupa'nın en iyi ligleri içinde ikinci 5'lik grupta sayılıyor. Muhtemelen 6 ile 8 arasında oynuyor ligimiz. Seyirci sayılarında sanırım biraz daha geriye düşüyoruz, 10. gibi. Futbol ekonomisinin çapını değerlendirirsek, herhalde Fransa'dan sonra 6. sırada gelir Türkiye. Belki Rusya zorlayabilir son yıllarda. Seviye olarak bakarsak, Hollanda Ligi'nden, Portekiz Ligi'nden falan yukarıdadır Ligimiz. Türk futbolu dünya sıralamasında sürekli 10-30 arası bir yerde, Avrupa'da ise 5-15 arası sıralarda yer alıyor. İnsanların futbola ilgisi açısından bakarsak dünyada ilk sıralarda yer alırız muhtemelen. Hani şimdi dünya kupasında olsak, en renkli takımlardan birisi oalcağımız kesin.

İşte bu Türkiye, dunya kupası finallerinde yok. İspanya ve Bosna'lı gruptan ikinci olmayı becerip çıkamadığımız için. Bu takımı, bu futbol ülkesini dünya kupasına götürmemek de büyük günah olmalı ve bunun vebali de en büyük ölçüde teknik direktörümüz Fatih Terim'e ait. Belki biraz da saçma sapan turkuaz formaya:)

Arjantin'in forveti - Maradona aday kadroyu açıklamış. Deli adam yine bir sürpriz yapmış, mevkilerinde bence dünyanın en iyilerinden olan Cambiasso'yla Zanetti'yi kadroya almamış. Benim dikkatimi çeken ise forvet hattı oldu. Bu nasıl bir forvet kadrosu kardeşim?

Lionel Messi (Barcelona), Sergio Aguero (Atletico Madrid), Carlos Tevez (Manchester City), Ezequiel Lavezzi (Napoli), Diego Milito (Inter Milan), Lisandro Lopez (Olympique Lyon), Eduardo Salvio (Lanus), Martin Palermo (Boca Juniors)




Brezilya'dan 3 takım - Brezilya'da 3 takım çıkarıp anket yapmışlar, Dunga'nın çağırdığı kadro, Dunga'nın daha önce çağırdığı ama başarılı olamayan futbolcular, bir de Dunga'nın hiç çağırmadığı oyuncular. Alex ve Christian  da 3. kadrodalar. Anketi bu son kadro önde kapatmış. Davulun sesi uzaktan hoş gelir...

7 Nisan 2010

Allah Nazardan Saklasın!

Bir süredir ara zamansızlık ve futbol heyecansızlığımdan ara verdiğim yazılara dünkü maç ile tekrar başladım, başlamak zorunda kaldım. Arsenal - Barceona maçının ilk yarısını kaçırmıştım, çok pişman oldum. Herkes özellikle maçın ilk 20 dakikasındaki pas trafiğini ve tempoyu konuşuyordu. 'uzay futbolu' gibi tabirler dolanıyordu etrafta. Bu sefer daha bir kararlılıkla, rövanşı 15. dakikadan itibaren yakaladım. Sanırım bu sefer gördüm o pas trafiğini ve tempoyu. Gerçekten etkileyiciydi. PES oynarken topu ne kadar çok kaptırdığımı fark ettim. Modern futbolun ders kitabı gibi oynuyor, özellikle Barcelona. Arsenal da aynı prensipleri uyguluyor ama Barcelona fantastik noktada. Neredeyse hatasız oynayacaklar. Sürekli pas verecek boş adam bulmak, pası hep oyuncunun alabileceği şekilde vermek, koşu yoluna atılan topları hep doğru zamanda çıkarmak, bu teknik ve taktik anlayışı fizik üstünlüğüyle de birleştirmek, işte uzay futbolu bu. Arsenal gibi pas trafiği çok yoğun olan ve tempolu oyunuyla bilinen genç bir takımı paslar boğup, 20 dakika tempo yapıp bitirdiler. Oynuyorlar, hocam, adamlar oynuyorlar. 


Messi için ayrı bir paragraf gerekiyor elbette. Arsene Wenger demiş 'Sanki Playstation' diye. Dün sahada durdurulamazdı. Messi topu ayağına alıp şöyle bir hızlanmaya karar verdiğinde, savunmacıların çaresiz bakışlarını okuyabildik televizyonda. Son pozisyonda biraz fazla zorladı, ya da tam istediği açıya çekemedi topu, bu seferden kaleciden dönen topu aldı, bir an baktı, boşluğu ayaklarının arasında gördü ve gönderdi. 'Öyle olmadı, böyle atarım!' der gibi... Daha 2-3 hafta önce lig maçında yine 3 gol atmış, 4.'yü de muhtemelen İbrahimoviç atsın diye ceza sahasında ayağında topla savunmacılar düşürene kadar dolanmıştı. Allah nazardan saklasın, evet evet dün bizim spiker böyle demişti, şimdi de benim ağzımdan gayri ihtiyari çıktı. Spikerimizin bir diğer repliği de şöyle oldu: '....pas verecek arkadaşını arıyor, veee en iyi arkadaşını Messi'yi buluyor!'.  Tabii sahada olanlar bir Türk maç spikeri için, arayıp da bulamadığı fırsat, bir gurme için kurulmuş ziyafet sofrası gibiydi. Son olarak yine spikerin sözü ile noktalıyorum: 'Artık ayıp oluyor Messi!'

13 Kasım 2009

Barcelona - Mallorca 4-2

Barca topralanmış görünüyor. Messi ve İbrahimoviç formdalar. Özellikle 2. gol mühiş, kaleci ilk 3 şutu çıkarıyor, dördüncüyü vuruyorlar. İşte hücum gücü ve dağılımı!

Kaynak: http://www.lanetli.org/izle/31229/Barcelona-4-2-Real-Mallorca-mac-ozeti.html